fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Picture Captions
gökyüzü kadar kırmızı 2006
 
Apr
19
    

 

 

Tuğcu ve Karahanoğlu'dan 367 şartı açıklamaları

19 04 2008 12 58 00





Geçen yıl Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı seçilme sürecinde Anayasa Mahkemesi'nin askerden gelen 'müdahale' baskısıyla 367 oy zorunluluğu kararını aldığı iddiaları dönemin Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu ve dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Yener Karahanoğlu tarafından yalanlandı.

Radikal'in sorularını yanıtlayan dönemin Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu ve dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Yener Karahanoğlu, iddiaları 'uydurma' ve 'hayal ürünü' gibi sözcüklerle yalanladılar.

Tuğcu, hiçbir askerin bir mahkeme üyesini belli bir karar üzerine aramaya, askeri müdahale gibi sözler söylemeye cesaret edemeyeceğini, zaten böyle bir durumun söz konusu olmadığını söyledi.

Karahanoğlu ise, herhangi bir komutanın bir yüksek yargı üyesiyle, mahkemedeki bir konu hakkında konuşmasının mümkün olmadığını, kimseyle darbe gibi bir şey konuşmadığını, bunun söz konusu olmadığını, olsa bile darbe gibi bir konunun açıkça konuşulmayacağını söyledi.

Gerek Tuğcu, gerekse Karahanoğlu, bu konuda askerden mahkemeye telkin, ya da tehdit geldiği iddialarının da doğru olmadığını açıkladılar.

Tuğcu açıklama yaptı
Ankara kulislerinde konuşulan bu iddiayı, bir süre önce Taraf gazetesi gündeme taşımıştı. Haber, bazı köşe yazılarına da konu olunca Tülay Tuğcu konuyla ilgili bir açıklama yaptı.

Tülay Tuğcu, çeşitli gazelerde dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı ile telekonferans yoluyla görüşmeler yapıldığı yönündeki haberlere dikkat çekti:

'Dönemin mahkeme başkanı olarak böyle bir olayın kesinlikle muhatabı olmadığım gibi ne bir komutan ne bir asker ya da sivil kişiden bu yönde değil tehdit, ima dahi gelmemiştir.

Anayasa Mahkemesi üyeleri, önlerine gelen davaları her zaman ve her koşulda hukuka ve vicdani kanaatlere göre, her türlü etkiden uzak olarak karara bağlar. Bundan kuşku duyulmamalıdır.'

Tartışma nasıl başladı?
Tartışma ve iddialar, Yasemin Çongar'ın 8 Nisan'da Taraf gazetesinde yazdığı yazıda aktardıklarıyla başladı. Çongar, 'Yüksek yargı mensuplarının vicdanı rahat mı?' başlıklı yazısında şu satırlara yer veriyordu:

'Mesela, Anayasa Mahkemesi'nin geçen yılki o evlere şenlik 367 kararına imza koyan yargıçlar arasında bu ahlaki yükü aylardır sessizce taşıyanlardan bazılarının artık çok zorlandıklarını düşünüyorum. Ve umuyorum ki bir gün konuşacaklar. 367 kararı yukarıdan kendilerine tebliğ edildiğinde, neden 'Bunu torunlarıma anlatamam' diye gözyaşlarıyla itiraz ettiklerini anlatacaklardır örneğin. (..) Acaba anlatılanlar doğru mu? Dönemin kuvvet komutanlarından biri, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin meşrebine uygun saymadığı bir siyasetçinin Çankaya'ya çıkmasını önlemek için Anayasa Mahkemesi'ne görev verdi mi? Bu göreve, 'Olmaz paşam' diye karşı çıkan yargıçlar kimdi? İtiraz edenlerin, '367 kararını çıkartmazsınız, ordu yönetime el koyacak' diye darbe tehditleriyle bastırıldığı rivayetten mi ibaret? Bu soruların yanıtını bir gün öğreneceğiz.'

Çongar'ın haberi Meclis ve yargı koridorlarında ciddi tartışmalara, medyada ise yorum ve spekülasyonlara yol açtı. Askerin ya da Mahkeme'nin bu konuda açıklama yapmamasının acaba iddianın doğruluğuna kanıt mı olduğu sorgulandı. Açıklamalar gelmedikçe iddialar da genişledi.

İddialarda gelinen son aşamayı, 17 Nisan günkü Milliyet'te deneyimli gazeteci Hasan Cemal şöyle aktarıyordu:

'Şimdi gazeteci milletine düşen bir şeyler var. Örneğin '367 vakasının' perde arkasını aydınlatmak. (..) 367 öncesi Yüksek Mahkeme'nin asker kökenli üyeleriyle askeriye arasında, mesela Deniz Kuvvetleri Komutanı'yla bazı gelgitler yaşandı mı? Böyle bir süreç içinde, Anayasa Mahkemesi'nin o zamanki başkanı Tülay Tuğcu'nun duygu ve düşünce dünyası nasıldı?'

 



"Tuğcu ve Karahanoğlu'dan 367 şartı açıklamaları" 0 yorum yapılmış